karaguller

Kahır Kervanı

Onlara sorarsanız; Ha o mu, bizdendir,
Bizde öğrendi ne öğrendiyse!
Kaleydoskopa bakan çocuk çıkmazı
Biz biliriz nasıl süründüğünü,
Bir naylon torba gibi…
Söylemezler onların kıskançlıklarıyla lanetlendiğimi,
Her sofradan erken kalkıp gittiğimi,
Sırlarımı paçavraya çevirdiklerini,
Akrabalara kalmış bir ceset gibi,
Hizmetlerinin bedelini beyazlamış kıllarla ödemem
Yakışık almaz ama onların arasında öğrendim
Sevmekle yan yana kullanılan adımı, sonra…
Sonra mı; has bahçeden kovulan bir günah piçi!

*

Kukla

İpleri boynuna dolanmış kukla kaderin her köşesi;
Sapsarı bir kestaneci değil köşe başında üşüyen zenci.
Tutkuyla sarıldığı hayaller her yeni dalgada;
Kayalıklara zincirle bağlanmış mahkûm.
İsyanın nabzı aşk, tozdan yapılma güller:
Her niyet göçen kuşlar kadar yüksek
Her duayla kayan akıl kadar zayıf.
Son kullanma tarihi ne kadar geç,
Ne kadar erken geri dönebilmek için
Bu kadar karmaşık ve uzun yolu
Küçük bir şehrin içine sığdıran hikâye;
Acılar, hasretler ve gözyaşları kadar sade:
Kafası kopmuş kukla çöpün içinde.

*

Karagüller oyunyayinevi.com’da